Türk Süsleme Sanatı

Zerefşan, “Altın saçılarak yapılan bezeme sanatı” anlamına geliyor…

09 Nisan 2013 Salı 18:10
Türk Süsleme Sanatı

 Nakışhane ise geleneksel Türk sanatları hat, tezhip, ebru, minyatür, kaatı gibi süslemelerin icra edildiği atölye… Zerefşan Nakışhanesi ise Başnakkaş Şahin İnalöz’ün de ifadesiyle “Altın değerindeki bilginin kağıda serpildiği eğitim yuvası”…


El sanatlarından meslek eğitimlerine, resimden müziğe pek çok branşta kurslar düzenleyen Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, geleneksel süsleme sanatlarının meraklılarını bu yıl da Gençlik Parkı Kültür Merkezinde ağırlıyor.

Bugüne kadar binlerce kursiyerin eğitim gördüğü nakışhanede, tezhip, minyatür, Türkkari (resim), kaligrafi, ebru ve kaatı (ince kağıt oymacılığı) branşlarında 6 öğretmen ile haftanın 6 günü kurs veriliyor.
Zerefşan Nakışhanesi, geleneksel Türk Süsleme Sanatları’nın araştırılması, geliştirilmesi ve kursiyerlerin yetiştirilmesi amacıyla 2003 yılında Şafaktepe Kültür Merkezi’nde kuruldu, 2009 yılında Gençlik Parkı Kültür Merkezi’ne taşınarak, eğitimlerini burada sürdürmeye başladı.
Her hafta iki gün 10.00-16.00 saatleri arasında kursa gelen öğrenciler, Eylül ayında ders almaya başlıyor, Haziran ayında son açılan yıl sonu sergisi ile eğitimini tamamlıyor. Bir öğrenci yıllarca Nakışhane’den faydalanabiliyor. Çoğunluğu ev hanımlarından oluşan kurslarda çeşitli üniversitelerin el sanatları bölümünde okuyan 5-6 öğrenciye de staj imkanı sağlanıyor.
 
 - SEVGİ VE SABIR İSTİYOR
Geleneksel Türk süsleme sanatlarının büyük bir sevgi ve sabır istediğini kaydeden Başnakkaş Şahin İnalöz, unutulmaya yüz tutan kültürel değerlerin son yıllarda yaygınlaşan kurslarla yeniden ilgi görmeye başladığına dikkat çekti. Gönül veren herkesin iyi bir eğitimle süsleme sanatlarında başarılı olabileceğini vurgulayan İnalöz, ince çalışma gerektiren sanat branşlarına ilişkin şu bilgileri verdi:
“Tezhip, hat yazılarının etrafına altın ve boya ile yapılan süsleme sanatıdır. Genellikle kitap sanatıdır, kitaba verilen önemi gösterir. Bizim için en önemli olan örnekleri; Kuranı Kerim’in ilk sayfaları ile fermanlara yapılan süslemelerdir. Minyatür de kitap sanatıdır. Geçmişte bir olayı anlatabilmek için tasvir amaçlı yapılan sanattır.

Örneğin padişahın av, savaş sahnelerini, eğlencelerini, tahta çıkışları kitap üzerinde anlatılmıştır. Minyatürde birebir ölçüler, ışık, gölge, perspektif yoktur, sadece anlatım vardır. Kaatı kağıt oyma sanatıdır. Kağıdın çeşitli renklere boyanıp, oyularak, çiçek, ağaç gibi motiflerle süslenmesidir.

Ebru,  kitre denilen eriyik üzerine toprak boyalar atılarak, meydana getirilen şekillerdir. Kaligrafi ise güzel yazı anlamına gelir. Günümüzde Latince harflerle yazılan güzel sözler dikkat çekmektedir. Türkari ise yeni bir uygulama. Minyatürün büyütülmüş hali, tuval üzerine yapılıyor. Bu sanatı pek icra eden yok. Yeni bir akım olarak burada hayata geçirmek istedik.”
Kursiyerlerden Nurten Harterioğlu ise bir sergi gezisi sırasında gördüğü eserlere hayran kalarak kurslara katılma kararı aldığını belirterek, “Kaatı ve minyatür kurslarına devam ediyorum. Kendimi çok yeteneksiz bulurdum ancak burada aldığım dört dörtlük eğitimle yapabileceğimi gördüm.

Emekli bankacıyım, burası benim için gerçekten huzur, terapi ve stresle baş etme yeri. Hocamız tevazu içinde bildiği bütün incelikleri bize aktarıyor” diye konuştu.

Son Güncelleme: 09.04.2013 18:12
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.