Ne alaka ÇYDD!

Çağdaş Yaşamı Desteleme Derneği’nin Lozan Antlaşması’nın imzalanmasının yıldönümünde yaptığı açıklama kamuoyunda tepkiyle karşılandı.

23 Temmuz 2015 Perşembe 23:26
Ne alaka ÇYDD!
 Lozan Antlaşması’nı kazanımları açısından desteklediğini belirten derneğin basın açıklamasındaki çelişkiler dikkatlerden kaçmadı.

Lozan Antlaşması’nı Şanlıurfa Suruç’ta yaşanan patlamaya bağlayan ÇYDD Türkiye’nin iç ve dış politikasını eleştirmeye çalışırken vahim bir hata yaptı. 

Küresel güçler Suruç'taki patlamanın ardından düğmeye bastı. Times Gazetesi’nin yayınladığı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a  ‘aba altından sopa gösteren’ tehditvari başyazıyı "nedense" ulusalcı diye bilinen medya organları sırf Erdoğan’a hakaret ediyorlar diye yorumsuz yer vererek mesajın iletilmesine aracılık etti.

ÇYDD ise yaptığı açıklamayla adeta uluslararası tezgahın, ülkemizde çıkarmaya çalıştığı yangına köz taşıdı. 
Güncel ve reel politik olarak Türkiye içerisinde yaşanan birçok olaya kayıtsız kalıp kendini yalnızca ‘başörtü’ ile mücadeleye adaması nedeniyle eleştirilen ÇYDD, Suruç’ta yaşanan patlamanın ardından Lozan anlaşmasının yıldönümü bahanesiyle yaptığı açıklamada "gençlerimize dinci anlayışların bütün bir halkı nasıl felakete sürükleyebileceğini anlatabiliriz, anlatmalıyız. " ifadesiyle soru işaretlerine neden oldu. 

Lozan Antlaşması’nı bir “proje” olarak gören ve aynı masanın tekrar kurulmasını temenni eden ÇYDD, kazanım mı kayıp mı olduğu halen tartışılan Lozan'ı göklere çıkartarak süblimasyon (Engellenmiş isteklerin sosyal yönden kabul edilebilir kanallara yönlendirilmesidir.) yapmayı ihmal etmedi. 
Açıklamada ‘yurtta ve dünyada barış’ ilkesi de yanlış yorumlandı. Dindarlık, "dincilik" diye tanımlanarak algı operasyonu devam etti. 
İşte o açıklama:

"Askerini, polisini, geleceğe umutla bakan yetişmiş gencecik insanlarını terör nedeniyle yitirmiş olmanın derin acısıyla Lozan Antlaşması’nın imzalanışının 92. yıldönümünü kutluyor, bu acıların son bulması için bütün yurttaşlarımızı geçmişten ders çıkarmaya ve aklın yolundan gitmeye çağırıyoruz.
Lozan Barış Antlaşması’yla Ortadoğu ve Asya’ya ilişkin planları bozulan emperyalist devletler, Lozan’ın kazanımlarını yok etmek istiyor. Emperyalist güçler, bugün, din, mezhep, etnik köken, dil ayrılıklarını kullanarak Ortadoğu’yu yeniden düzenlemeye çalışıyor. Besleyip büyüttükleri dinci terör örgütleri aracılığıyla bölge halklarını birbirine kırdırıyor. 

Biz, bu oyuna gelmemeliyiz.

Lozan’ın kazanımları olan devrimlerimiz, laiklik, kadın hakları, kültür ve sanat kurumlarımız, yetişmiş seçkin insan gücümüz, demokrasi, insan hakları, hukuk devleti ilkeleri Türkiye’nin yaşam projesidir. Ulusumuzun istenci ve kararıyla elde ettiğimiz bu kazanımları korumak ve geliştirmek, geleceğimizin güvencesidir.
Biz, bunlardan vazgeçemeyiz.

Lozan Barış Antlaşması, yalnızca günün sorunlarını değil, yüzyılların birikmiş sorunlarını tarafların masada, eşit koşullarda çözmesi gerektiğini ve çözebileceğini gösteren bir belgedir.

Biz, sorunlarımızı bugün de aynı yöntemle çözebilir ve yine dünyayı şaşırtabiliriz.

Lozan’da büyük asker ve devlet adamı İsmet İnönü ve ekibi, haklı olmanın verdiği sabır ve güçle dayanıp direnmiş; her zaman evrensel düşünen büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü’ye ve ekibine güç vermiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve tüm ulusun desteği ile ekip, Misak-ı Milli sınırları içinde tam bağımsız Türkiye’yi gerçekleştirmeyi başarmıştır.

Biz bugün de “yurtta ve dünyada barış” ilkesine ve birbirimize sıkı sıkıya sarılabilir; gençlerimize ayrıştırıcı ırkçı, dinci, mezhepçi anlayışların bütün bir halkı nasıl felakete sürükleyebileceğini anlatabiliriz, anlatmalıyız. 

İmzalanışının 92. yılında Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’yü saygıyla anarken Lozan Barış Antlaşması’nın kazanımlarına her zamankinden çok sahip çıktığımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz."

Son Güncelleme: 24.07.2015 00:30
Anahtar Kelimeler:
ÇYDD
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.