17 Aralık'ta yolsuzluk operasyonu mu yapıldı yoksa hükümeti yıkma planı mı?

27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat, Ergenekon, Balyoz, Sarıkız, İrtica ile Mücadele Eylem Planı....

Türkiye bu kirli tarihleri ve isimleri bir kenara not ederken, aynı hedef ile 17 Aralık 2013'te yeni bir girişimde bulunuldu. Aslında çok önceden planlanmış, günü ve zamanı için derinlemesine çalışılmış bir operasyon.

KOD ADI YOLSUZLUK VE RÜŞVET OPERASYONU

11 yıldır hükümeti akla hayale gelmeyecek baskılarla devirmek isteyen çevreler son kozlarını oynuyor. Şu anda yargı aşamasında olan konuyla alakalı koonuşmak haddime değil.

Fakat, yaşanan olaylar bu işin birazda siyasi mühendislik operasyonu olduğu izlenimini veriyor.

Yolsuzluk yapan kim olursa olsun bu milletin affetmeksizin cezasını sandıkta vereceğinden kimsenin şüphesi yok.

Operasyonların ve gözaltıların, dershane tartışmalarının yoğunlukta olduğu bir döneme denk gelmesi meselenin başka bir boyutu.

Yargılama süreci devam ettiği için şu anda hiçkimse birilerini suçlayamaz.

Buna ne hukuki ne de vicdani hak müsade eder.

Fakat, her ne hikmetse cemaatin yayın organlarının tamamı, 'Hükümet kesinlikle yolsuzluk yapmıştır.' izlenimi vermeye çalışıyor.

Yargısız infaz diye buna denir... Şu bi gerçek. Cemaat medyası ne yaparsa yapsın, insanlar bu konuda malum medyanın 
samimi olmadığını düşünüyor.

Herşey güllük gülüstanlık devam ederken, bir anda ne oldu da değişti?

Dershanelerin ciddi bir gelir kaynağı olduğu aşikar. Acaba bir bir maddi menfaat kavgası mı var?

Bu soruyu vatandaş soruyor. Olayın bir diğer üzücü boyutu; yıllardır mütedeyyin insanların severek ve ilgi ile sahip çıktığıve neticede bu insanları Allah ile aldatan Fetullah'ın  bedduaları.

Bunu kendi cemaatinden insanlar bile ona yakıştıramadı. Demek bir isyan girişimi var ve bu örgüt elindeki kozları devlete karşı kullanmak için harekete geçmiş. Devletimize isyan edenin cezası çok ağır olmalı. 

Gülen, sanki yolsuzluk yapanlardan çok emin, veya dershane konusunda içi yanmış gibi bir tavır içerisinde bedduları saydırdı. FETÖ'nün durumu net ve bariz ortada: Güçlü benim, hakimi, savcıyı,polisi,askeri devlete sızdırdım. (SIZINTI) Ben ne dersem o olur.  Hainliğin ve kanı bozukluğun da bu kadarı....

Bu kavga neticesinde kimse kaybetmez, kaybeden kardeşlik ve müslümanlar olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hakan 2013-12-30 12:10:17

Kesinlikle katiliyorum