Miraç Kandili ile ilgili bilinmeyenler!

Receb-i Şerif’in 27. gecesi ve sadece bu ayda bulunan iki kandilden biri olan Mi’rac’ın önemine Ramazan Ayvallı şöyle dikkat çekti: İslâm âlimleri buyuruyorlar ki: “Mi’râc, rûh ve ceset ile birlikte oldu.

25 Mayıs 2014 Pazar 12:44
Miraç Kandili ile ilgili bilinmeyenler!
 Peygamberimizin Mekke’den Kudüs’e götürüldüğü, âyet-i kerîme ile sâbit olduğundan, Mi’râcın bu kısmına inanmayan kâfir olur. Göklere, bilinmeyen yerlere götürüldüğüne inanmayan ise sapık olur.”

(..) Recep ayının 27. gecesi olan “Mi’râc gecesi” bunlardan biridir ki, Sevgili Peygamberimizin “İsrâ” ve “Mi’râc” mu’cizesiyle şereflendiği, göklere çıkarıldığı, bilinmeyen yerlere götürüldüğü ve Allahü teâlâ ile konuştuğu gecedir.

Bu “mu'cize”yi, zaman ve mekân mefhûmlarıyla açıklamak ve akıl ile îzâh etmek mümkün değildir...

Sevgili Peygamberimizin, Mescid-i Harâm ile Mescid-i Aksâ arasındaki seyâhatleri, geceleyin vukû bulduğu için, “gece yolculuğu yaptırılması” manâsında bu olaya "İsrâ" denmiş, bu mübârek kelime, aynı olayı anlatan âyetle başlayan "İsrâ" sûresinin de adı olmuştur.

“Mi'râc” ise, sözlük manâsı itibâriyle “merdiven” ve “yükseğe çıkmak” gibi manâlara gelmekle beraber, Resûl-i Ekrem Efendimizin, “varlık ufuklarının üstüne, yüce makâmlara yükselmesi” demektir.

(..)

İslâm âlimleri buyuruyorlar ki: “Mi’râc, rûh ve ceset ile birlikte oldu. Peygamberimizin Mekke'den Kudüs'e götürüldüğü, âyet-i kerîme ile sâbit olduğundan, Mi’râcın bu kısmına inanmayan kâfir olur. Göklere, bilinmeyen yerlere götürüldüğüne inanmayan ise sapık olur.”

Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Mi’râcda Cennet’i, Cehennem’i, sayısız şeyleri görüp, Kürsî, Arş ve Rûh âlemlerini de geçerek, bilinmeyen, anlaşılamayan, anlatılamayan şekilde, mekânsız, zamânsız, cihetsiz, sıfatsız olarak Allahü teâlâyı da gördü. Hiçbir mahlûkun bilemeyeceği, anlayamayacağı ni’metlere kavuşup bir anda, Kudüs'e ve oradan da Mekke-i Mükerreme’ye geldi.

Mi’râc gecesini tâât u ibâdâtla, meselâ tevbe-istiğfâr etmekle, kazâ namazları kılmakla, Kur’ân-ı kerîm ve kıymetli İlmihâl kitaplarını okumakla, tesbîhâtla, salevât-ı şerîfe getirmekle, duâ, münâcât, tazarru’ ve niyâzla... gündüzünü de oruçla geçirmelidir.

Ramazan Ayvallı, TÜRKİYE
-AKİT
Son Güncelleme: 25.05.2014 13:46
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
adem 2019-03-29 14:19:25

aslında miraç hadisesi teknolojinin, bilimin ve tıbbın da ne kadar ilerleyebileceğini de gösteriyor. cebrail a.selamın efendimizin kalbini çıkarıp yıkaması tıpta böyle bişeyin mümkün olduğunu, çok kısa bir zamanda böyle bir yolculuk, ışınlanmanın mümkün olduğunu gösterir.