Türkiye mücadelesinde haklıdır, Hakkın yanında olduğu içinde başaracaktır.

Bu günlerde iyice ortaya çıktı ki; FETÖ/PKK/PYD/DEAŞ ve benzeri terör örgütleriyle bunların destekçilerinin düşmanlık beslediği asıl unsur İslâm ve Müslümanlar.

Ve tabii olarak dünden bugüne İslâm’ın bayraktarlığını yapan Türkiye.

Konu İslam düşmanlığı, Türkiye düşmanlığı olunca birbirine benzemez görünen örgütler ve ülkeler bir araya gelip açıktan veya gizliden saldırıya geçebiliyorlar.

Afrin Zeytin Dalı Operasyonu tüm hızıyla devam ediyor.

PKK ve uzantıları Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde protestolar düzenliyorlar saldırılar gerçekleştiriyorlar.

Peki nereye saldırıyorlar?

Türklerin devam ettiği camilere. Evet, ilk hedefleri camiler. Afrin’deki teröristler Kilis’teki tarihi camiye roketle saldırıp namaz kılan insanları şehid ediyorlar yaralıyorlar.

Foyası ortaya çıkana kadar sureti haktanmış gibi görünen FETÖ bu gün Marksist ideolojiden beslendiğini iddia eden ve aslında emperyalizmin kuklasından başka bir şey olmayan PKK/PYD’yi açıktan destekliyor.

PKK/PYD tarafından göstermelik olarak hapiste tutulan DAEŞ teröristleri askerimizle çarpışmak üzere serbest bırakılıyorlar.

Yani Ortadoğu’da oynatılan bütün kuklalar sahipleri tarafından bir hedefe yönlendirilmiş görünüyor.

Yıllardır nereden türediği belli olmayan DEAŞ terör örgütü ile mücadele adı altında başta ABD olmak üzere batılı ülkeler etrafımızdaki terör örgütlerini destekliyorlar.

Hatta sanki yanlışlıkla olmuş gibi DEAŞ’a dahi yardımda bulunuyor havadan silah atıyor sıkıştıklarında araçlarıyla güvenli bölgelere naklediyorlar.

Başından beri bu bölgedeki terör sorununu çözebilecek tek ülke olan Türkiye ile işbirliğine yanaşmıyorlar.

Yanaşmıyorlar çünkü sorunu ortaya çıkaranlar kendileri oldukları için bu sorunun devamı için ellerinden geleni yapıyorlar.

Eğer gerçekten terörün bitirilmesinden yana olsalardı ülkemizin müdahil olduğu bölgelerde terörün bittiğini görerek terör örgütleri ile değil bizimle işbirliği yaparlardı.

Ancak görülüyor ki batının amacı Ortadoğu’da terörün sonlandırılması ve bölgenin istikrara kavuşması değil, bilakis bir terör örgütünün diğerine üstünlük sağlamasını engelleyerek istikrarsızlığın devam etmesidir. Yani emperyalist ülkeler buradaki piyonlarıyla resmen oynuyorlar. Bir ileri itiyorlar bir geri çekiyorlar.

Ancak sonunda bardağı taşırdılar.

Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında kendisine karşı oynanan bu oyunu başından beri biliyordu ve sonunda harekete geçti. İslam’a karşı Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı bölgedeki istikrara karşı taarruz etmek isteyen bütün emperyalist piyonları temizlemek için harekete geçti ve Dünyaya da toprak derdi olmadığını sınırlarının güvenliğini sağlamanın tek amacı olduğunu deklare etti.

Kim ne derse desin bu bölgede terör olaylarına müdahale etme önceliği Türkiye Cumhuriyeti’nindir.

Çünkü terör olaylarından etkilenen, terörden, zulümden kaçanlara sınırlarını açan ülke Türkiye’dir.

Diğer ülkeler bütün insani değerleri ayaklar altına alarak sömürü imkânlarını arttırabilmek uğruna bölgenin istikrarına çomak sokmak için buradayken Türkiye istikrarı tesis etmek, kendi güvenliğini sağlamak ve bölgeyi yaşanabilir kılmak için mücadele etmektedir. Türkiye başlattığı sınır ötesi operasyonunda sonuna kadar haklıdır.

Bu haklılığından güç aldığı için ve bölgenin çilekeş halkı tarafından beklenen kurtarıcı olarak görüldüğü için Allah’ın izniyle başarılı olacaktır. Türkiye, sınır hattında kendi zararına hiçbir oluşuma izin vermeyecek bu gün olduğu gibi her zaman gereken cevabı verecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.