CHP ve Halkevleri kardeşliği!

Yıllarca dindar kesimi baskı altına alıp tek parti döneminde Kur’an’ı yasaklayarak ezanı Türkçeleştiren CHP zihniyeti şimdi de CHP’nin arka bahçelerinden Halkevleri’nde hortladı.

10 Şubat 2015 Salı 11:09
CHP ve Halkevleri kardeşliği!
 Halkevleri’nin hazırladığı ‘gerici’ raporda okullarda din derslerinin gereksiz olduğu, mescitlere ihtiyaç olmadığı savunularak din düşmanlığı bir defa daha gözler önüne serildi.

CHP’nin kurduğu Halkevleri Eğitim Hakkı Meclisi’nin yayınladığı dine ve dindara öfke kusan rapora tepkiler geldi. Halkevleri Eğitim Hakkı Meclisi’nin yayınladığı raporda eğitim alanında dinselleşme olduğu yönünde ifadeler yer alıyor. Yine aynı raporda okulların din öğrenme yeri olmadığı ve okullarda mescitler açılmasının eğitimin bir gereği olmadığı öne sürülüyor. Bunun yanında dini eğitimin verilmesinden de rahatsızlık duyulduğu ortaya konuluyor.

CUMA NAMAZI RAHATSIZLIĞI

Raporda ayrıca Cuma namazı rahatsızlığı da ortaya konuluyor. Cuma namazı saatlerinde isteyen öğrencilerin Cuma namazına gidebilmesi için dersin boş bırakılmasından da rahatsızlık duyuluyor. Ayrıca, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kampüslerde cami açmasından duyulan rahatsızlık da dile getiriliyor.

ANAYASAYA AYKIRI DURUM YOK

Yeni Akit’e değerlendirmelerde bulunan AK Parti Amasya Milletvekili ve Milli Eğitim  Komisyonu Başkanvekili Avni Erdemir, Anayasanın bir gereği olarak herkesin dini eğitim alabileceğini ve dinini özgürce yaşama hakkına sahip olduğunu belirterek, “Dolayısıyla ortada anayasaya aykırı bir durum yok. Bunun yanında laikliğe aykırı bir durum da yok. Burada ilgili kişilerin laiklik tanımında bir sorun var. Laiklik insanların istediği gibi, inandığı gibi eğitim almasına da imkân sağlar. İnsanların bir mescit talebini ya da başını örtmek istemesini gericilik olarak adlandırmak, bazılarının zihinlerinin hâlâ gerici olduğunu gösteriyor. Dünyayı algılamayan, dünyadaki değişimi göremeyen insanlar bunlar. Nasıl bunların yaşamına müdahale edilmiyor ise bunların da başkalarına müdahale etmemesi lazım. Okullarda isteyen istediği dersi seçebiliyor. İstediği şekilde eğitim alıyor. Bir din dersi varsa farklı talebi olanlar için de farklı dersler var. Bu şekilde ortaya konulan davranışlar ne anayasaya ne de dini özgürlüklere uygundur” dedi.

ÖZGÜRLÜKLER ÇIKARLAR İÇİN KISITLANAMAZ!

Nüfusunun yaklaşık yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede, toplumun ihtiyaçlarının giderilmesinden daha tabii bir şey olamayacağını belirten Eğitim-Bir Sen Başkanvekili Ahmet Özer ise, “Bu ihtiyaçların giderilmesi için toplum neredeyse, faaliyet gösterilmesi gereken mekânlar da oralardır. Bu ihtiyaç okullardaysa, oradaki ihtiyaç karşılanacaktır. Hükümetin, bakanlığın ya da insanların bu ihtiyaçları giderecek adımlar atmasından daha tabii bir faaliyet olamaz. Doğru olan budur. Toplumun sesine kulak verilmeli. Özgürlükler, grupların çıkarları doğrultusunda kısıtlanmamalı. Toplumun ihtiyaçları dışında, toplumun zararına ortaya konulan tavır ve davranışları marjinal hareketler olarak görüyorum. Kesinlikle doğru bir davranış değildir” dedi.

BÖLÜCÜLÜK YAPIYORLAR

Okullarda özgürlükler çerçevesinde ortaya konulan bu davranışlar ile değerlerine sahip çıkan, ahlaki yapısı daha sağlam temellere dayanan bireylerin yetiştiğini de söyleyen Ahmet Özer, “Toplumun inançları doğrultusunda daha sağlam bir nesil yetiştirmek adına bu tür çalışmaların yapıldığını düşünüyorum. Biz de bu şekildeki yararlı çalışmaların her zaman destekçisi oluyoruz. Bu tür uygulamalara yönelik bazıları tarafından kullanılan “gerici” söylemini de kullananların kendilerini tanımladıklarını düşünüyorum. Toplumun ve çağın gereklerini yakalayamayan, özgürlüklere ket vuran birileri varsa onlar kendileridir. Bunun yanında toplumu ilerici, gerici diye sınıflandırarak bir nevi bir bölücülük yaptıkları da ortada. Sipariş anketlerle toplumun nabzı ortaya konulamaz” şeklinde konuştu.

LAİKLİĞİN TANIMINI  HÂLÂ YAPAMADILAR

Dinin, laik ve bilimsel eğitime kesinlikle karşı olmadığının altını çizen Avni Erdemir, “Bunlar son elli-altmış yıldır zihinsel dönüşümlerini gerçekleştiremediler. Türkiye bu konuları aştı ama bunlar hâlâ laiklik tanımı üzerinde tartışıyorlar. Bunu bu şekilde yorumlayan gruplar da artık çok azaldı. Daha, yakın tarihimize kadar kamuda başörtüsü yasaktı. Sürekli mağduriyetler yaşıyor, sürekli farklı mağduriyet haberleri geliyordu. Başörtüsü serbest oldu. Bakın bir şikâyet geliyor mu? Herkes istediği gibi yaşıyor. Kimse kimseye karışmıyor. Aslında biz buyuz. Aramızda bir sorun yok ama bazı gruplar, bazı şer odaklar tarafından kullanılıyor ve bu gibi durumlar ortaya çıkıyor. Bunlar bizi, ülkemizi düşünmez, sadece kendi çıkarlarını ön planda tutarlar” dedi.

yeniakit
Son Güncelleme: 10.02.2015 12:13
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.