Olayları bazen yönlendiremezsiniz üstelik sebebini, amacını, hedefini ve kapsamını bilsenizde.

Saddamin devrilmesi, Irak'ın parçalanması, Arap baharı ve Suriye trajedisi de bunlardan bazılarıdır.

Irakta ABD nin var dediği kimyasal silahların aslında olmadığını herkes biliyordu ama kralın çıplak olduğu söylenemiyordu. 36. Paralelin bir coğrafî hat olmadığı, parçalama projelerinin başlangıç güzergahı olduğu biliniyordu ama söylenemiyordu. Hatta milliyetcisinden, liberaline; demokratından muhafazakarına kadar tüm siyasi liderler (Muhsin Yazıcıoğlu hariç) muhalefette iken söylediklerini iktidara geldiklerinde çabuk unutuverirlerdi.

Ve ilk oylamada parçalama projelerinin dayanak noktası olan keşif/çekiç gücün görev süresi bir şekilde uzatılırdı. Niye? Çünkü gücünüz yoktu, Gücünüz olsa inisiyatifiniz yoktu, İnisiyatifiniz olsa cesaretiniz yoktu, Cesaretiniz olsa birliğiniz yoktu, Birliğiniz olsa ekonominiz yoktu, Ekonominiz olsa medyanız yoktu, Medyaniz olsa misyonunuz yoktu... Ama bıçak kemiğe dayandığıda iki yoldan birini tercih etmek zorunda kalacaksınız.

Ya korkularınızla yaşamayı kabulleneceksiniz ya da geleceğimize vurulmuş prangaları kıracak ve ben bu oyunu bozarım diyeceksiniz. İşte Suriye harekâtımız " bu oyunu bozarım " duruşunun ete kemiğe bürünmüş halidir.

Biz Suriye de olmalıyız! Çünkü;

Yönlendiremedigimiz olayları kontrol altına almak zorundayız,

Göz göre göre ABD'nin ve AB'nin resmileştirdiği, desteklediği ve şımarttığı PKK/PYD hattına razı olamayız, Enerji yollarına göre yeni uydu devletçiklerinin olusturulmasına ve coğrafyamızın yeniden dizaynına göz yumamayız,

Yüzyıllardan beri devam ettirilen Müslüman toplumun sömürülmesine, aşağılanmasına, mezhep, meşrep ve etnik köken odağında bölünüp parçalanmasına sessiz kalamayız, Geçmişte yapılan hataları telâfi etme imkanına kayıtsız kalamayız,

On binlerce kilometre öteden gelip geleceğimizi töhmet altına alanlara ve bizlere yeni Sevrlerin dayatılmasına müsade edemeyiz,

Medeniyet cografyamizdaki mazlumların, çocukların ve piri fanilerin umutlarını boşa çıkaramayız, İlay-ı Kelimetullahı, Nizami âlemi, Kızıl Elma ülkümüzü ve Büyük Türkiye Mefkuremizi unutamayız ve unutturamayız,

Bu yüzden ümitlerimiz, ideallerimiz ve hakikat sevdamızın devamı için Suriye de, Kafkasya da, Balkanlar da, Ortadoğu da, Turan illerinde..

Olmalıyız, olmak zorundayız.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.