Yerel seçimler bitip Cumhurbaşkanlığı seçimleri konuşulmaya başlayınca, başta muhalefet partileri olmak üzere bir takım çevreler Recep Tayyip ERDOĞAN Cumhurbaşkanı olmamalı, olamaz, olmayacak diye koro halinde hırçın sözler sarfetmeye başladılar.

Aynı koro, gezi olayları esnasında ve 17 Aralık sonrasında da Başbakan istifa etsin şarkılarını kulak tırmalayıcı bir tonla seslendirmişti. Ülkemizde demokrasi var. İsteyen istediğini söyleyebilir.

Birileri diktatörlük olduğunu söylese bile açık açık “Başbakan istifa etsin”, “Cumhurbaşkanı olmasın, olamasın” denilebiliyorsa, hatta daha ileri gidilip “hırsız”, “uğursuz” yakıştırmaları yapılabiliyorsa orada demokrasinin olmadığından söz edilemez.

Ve hatta isteyenin istediği kişiye hakaret edebildiği, özel hayatını ifşa edebildiği, sövebildiği, iftira atabildiği bir ortam varsa orada demokrasinin de ötesinde başıbozukluk, kuralsızlık var da denilebilir. Bunlar başka meseleler.

Benim esas hayret ettiğim nokta; muhalefetin ve peşine takıldıkları odakların “Recep Tayyip Erdoğan Başbakan olmasın, Cumhurbaşkanı olmasın” söylemleriyle kendi çaresizliklerini açıkça ortaya koymaları ve bundan hiç ama hiç gocunmamalarıdır.

Dikkat edin söylemlere…

Gerek gezi olaylarında gerekse 17 Aralık sonrasında hükümetin karşısında yer alan siyasi partilerden ve siyaset dışı yapılardan bir Allah’ın kulunun çıkıp da: “Bu hükümetle iş yürümez, hükümet istifa etsin, hemen erken seçim yapılsın kim seçimi kazanırsa o iktidarı devralsın işleri düzeltsin” dediğini duydunuz mu?

Duymadınız. Ne dediler pekiyi? “Tayyip Erdoğan gitsin yerine başkası gelsin.” “Ak Parti gitsin CHP gelsin, Ak Parti gitsin MHP gelsin, Ak Parti gitsin BDP gelsin” diyeni duydunuz mu? Ben duymadım.Varsa yoksa “Tayyip Erdoğan gitsin yerine Ak Parti’den ılımlı biri gelsin, falanca gelsin, filanca gelsin.” Adamlar kendi partilerinden, ideolojilerinden umudu kesmişler, akıllarınca Ak Parti’yi dizayn etmeye çalışıyorlar.

Kendi partilerinden belediye Başkanlığına aday gösterecek adam bulamayıp, daha önce partiden attıkları, başka partilerden aday olup başarı sağlayamayan ve kendisine ikbal arayan adamları eğreti bir şekilde aday gösterip sandıkta boylarının ölçüsünü alanlar, kendilerine çeki düzen vermek yerine karşısında ezici bir hezimete uğradıkları Ak Parti’yi, başarısızlığa endeksli olacak şekilde yapılandırmaya çalışıyorlar.

Çünkü anlamışlar ki; ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar içinde bulundukları yapı başarılı olamayacak. Bari başarılı olanın ayağından çekelim bizim seviyemize insin diye uğraşıyorlar.

Bunun yolunun da Recep Tayyip Erdoğan’ın etkisizleştirilmesinden geçtiğini düşünüyor olacaklar ki ilk etapta ne yapıp yapıp Erdoğan’ın siyasi arenadan çekilmesi için uğraşıyorlar.

Tapelerle, kumpaslarla, kirli ittifaklarla mahalli seçimlerde Ak Parti’yi başarısız kılıp surda gedik açmaya çalıştılar olmadı. Ak Parti mahalli seçimlerden aleyhinde yürütülen bütün faaliyetlere rağmen güçlenerek çıktı.

Aslında alınan %45,5 oy oranı Recep Tayyip Erdoğan’ın istemesi halinde rahat bir şekilde Cumhurbaşkanı olabileceğini de gösterdi. Muhalefet ve muhalefetin siyaset dışı yandaşları da bunu gördüler.

Kendileri Recep Tayyip Erdoğan’la rekabet edebilecek bir aday çıkarma yeteneğine sahip olmadıkları için şimdi de koro halinde Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığına aday olamaz, olmamalı diye bağırıyorlar. Neden olamaz?

Anayasal bir engel mi var? Yok. Sayın Erdoğan; Muhtar olmasın, Belediye Başkanı olmasın, Başbakan olmasın, Cumhurbaşkanı olmasın… Ne olsun peki? Siyasetten çekilsin ve meydanı boş bıraksın da ne olursa olsun.

Çünkü gerek muhalefet gerek iktidar içerisinde başka hesaplar peşinde koşanlar ve gerekse çirkin oyunlarla siyaseti dizayn etmeye çalışan illegal yapılar anladılar ki Recep Tayyip Erdoğan hükümet ettikçe avuçlarını yalayacaklar. Kopardıkları yaygara ile de aslında şunu demek istiyorlar: “Biz belediye başkanlığı için bile aday bulamadık, Cumhurbaşkanlığı için de doğru dürüst bir aday gösteremeyeceğiz.

Recep Tayyip Erdoğan siyasette aktif olarak yer aldığı sürece ne istediğimiz gibi bir hükümet ne de istediğimiz gibi bir Cumhurbaşkanı olmayacak.” Aslında kendini solcu diye nitelendirenlerin her zamanki mantığı.

Bir zamanlar insanları fakirlikte, açlıkta eşitlemeye çalışırlardı şimdi de siyasi beceriksizlikte eşitlemeye çalışıyorlar. Düştükleri çaresizlik çukurundan çıkmaya çabalamak yerine aynı çukura Ak Partiyi ve milleti de çekmek istiyorlar.

Ama anlayamadıkları bir husus var. Ak Parti de, Ak Parti’yi bağrına basan bu yüce millet de onların içine düştüğü çaresizlik çukuruna sığmayacak kadar büyük.

Not: Ben de acizane sayın Başbakan’ın Başbakan olarak siyasete devam etmesi taraftarıyım Cumhurbaşkanı olamayacağından veya Cumhurbaşkanlığı yapamayacağından değil. Ülkemizin siyasi yapısı gereği Başbakanlık aktif görevdir. Bu ülkeye Başbakanlığı döneminde kazandırdıklarını Cumhurbaşkanlığı döneminde kazandıramayabilir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.