Erdoğan, ASO Ödül Töreni'nden İnce Mesajlar Verdi!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen ASO Ödül Töreni'nde katılımcılara seslendi.

27 Aralık 2012 Perşembe 14:39
Erdoğan, ASO Ödül Töreni'nden İnce Mesajlar Verdi!

 

Başbakan Erdoğan, ASO Ödül Töreni'nde katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada şunları kaydetti;
 
 
2012 yılının son günlerinde 75 milyon vatandaşımızı ekonomideki tüm başarılarımızdan dolayı tebrik ediyorum. Emeklerden dolayı şükranlarımı ifade ediyorum. sizleri ankara Sanayi Odasının mensupları olarak tüm sanayicilerimizi üretmeye ihracat yapmaya istihdam sağlamaya devam ettiğiniz için şükranlarımı sunuyorum.
 
KÜRESEL EKONOMİK KRİZ
 
2008 yılının son aylarında başlayan küresel kriz dünyada ağır bir baskı oluşturmaya devam ediyor. Dünyada bütçe açıkları artıyor. MB'ler ne yazıkki karşılıksız para basıyor. İşsizlik tarihinin en yüksek oranlarına ulaşıyor. ABD'de işsizlik 2010 yılında yüzde 9.6 oranını gördü ki bu enyüksek orandır.
 
Euro bölgesinde işsilik 11.7 ile tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. İspanya ve Yunanişstan'da yüzde 25 seviyelerine ulaştı.
 
Eylül 2012 döneminde yüzde 9.1 işsizlik oranıyla son yılların en düşük seviyelerinde olduk. Bir çok ülkede ücretler donduruldu. Teşvikler ısındı. Sosyal harcamalar kesintiye gitti. Biz 2012'de hiç bir konuda kısıntıya kesintiye gitmiyoruz.
 
2012 yılında küresel büyümenin yüzde 3.3 olması bekleniyor. Euro bölgesinin yüzde 0.4 daralacağı bekleniyor.
 
Küresel krizde kamu borçlarının da tarihi düzeylerde arttığını görüyoruz. ABD'de son 5 yılda kamu borcunun milli gelire oranı 40 puan arttı. Yüzde 107'ye ulaştı. Bizde bazıları bunların hesaplanmasını bilmez. Kalkıp borcumuz şu kadar der. Aslında "borç yiğidin kamçısır" derler. Ordaki yiğit milli gelirdir. Milli gelir iyiyse rakamlar kıyaslandığında her şey çok açık ortaya çıkar.
 
Kamu borçlanma oranı Japonya'da yüzde 137'ye ulaştı. Bizde kamu borçları azalmaya devam ediyor. son 10 yılda TÜrkiye'nin kamu borç yükünü 40 puan azalttık.
 
Kamu borç stoğunun milli gelire oranı yüzde 61.5'ti biz bunu 22.4'e çektik şuanda bu oranın yüzde 18'ler civarında olduğunu tahmin ediyorum.
 
TÜRKİYE EKONOMİSİ
 
Biz kendimizi en kötü örneklerle kıyaslayacak değiliz. Bizim bir istikametimiz var. Biz sağa sola bakmadan bu hedeflere doğru ilerlemeye devam ediyoruz. Bugün burada br araya geldiğimiz değerli mensuplarının tamamı bu ülkede sanayinin içinde bulunuyor. 10 yıl önceki manzarayla atmosferle psikolojiyle bugünkiler arasında kıyas bile kabul etmeyecek farklılıklar var. 
 
Her alanda başarısızlığın yanında Türkiye'nin sanayicisinin üzerine tam anlamıyla karamsarlık hakim olmuştu. Ekonominin en büyük sorunu olan enflasyon yüzde 30'lar seviyesindeydi. O gün enflasyonun yüzde 6'lara düşeceği tahmin edilseydi kimsenin buna inanacak dermanı yoktu. Paradan altı sıfırın atılacağına kimse inanmadı. Bazıları Taksim Meydanı'nda anıracağız dediler. 
 
O gün IMF borcunun 860 milyon dolara çekileceği söylenseydi buna kimse inanmazdı. Bugün mayıs ayında sıfır diyoruz. Artık stand by anlaşması yapmıyoruz. Şuanda bizden 5 milyar dolar istiyorlar. bunun yanında biz IMF'in 20. sıradaki ortağı konumuna yükseldik. 
 
27,5 milyar dolar olan MB döviz rezervini 121 milyar dolara ulaşacağı söylense kimse inanmazdı. Bİzim şuanda döviz rezervimiz 121 milyar dolar.
 
Biz bu inançsızlığı karamsarlığı ortadan kaldırdık. Bu hedeflere ulaşabileceğimizi gösterdik. İMkanlar oluştuğunda özellikle güven ve istikrar sağlandığında Türkiye hepsinin üstesinden gelebilecek bir ülkedir. Böyle birpotansiyele sahiptir ve bunu da göstermiştir.
 
'İTHALAT AZALDIĞI HALDE BUNU BAŞARDIK'
 
Biz hedeflerimizin nasıl gerçekleşeceğini söylerken bazıları çıkıp nasıl gerçekleşmeyeceğini söyledi. Sen hayatında daha birşey ihrac etmiş değilsin ama bunlar 10 yıl önce 36 milyar dolar ihracat yaparken, biz 10 yıl sonra 150 milyar dolara ulaşacağız dediğimizde de aynı şeyi söylüyorlar. Avrupa Birliği ülkelerinde ciddi halde Türkiye'den ithalat azaldığı halde biz bunu başardık, bütün meseleler sonuçsuz. Yine atalarımızın dediği gibi; İnanç tekeden bile su çıkartır' mesele bu. İnanmak, azmetmek, kararlılık çok önemli. Şurada, hiç kimsenin haberi olmadan sessiz sedasız devrimler gerçekleşti, aynı devrimler OSTİM'de oldu, aynı devrimler İVEDİK'te oldu, Ankara'nın 12 ayrı organize sanayi bölgesinde sessiz sedasız başarılara imza atıldı. Ankara artık dünya ile rekabet ediyor.
 
Ankara'yı havacılık, savunma, lojistik, ileri teknoloji ürünlerinde, eğitim ve sağlıkta bir dünya başkenti yaparak 2023'ü buradan en güçlü şekilde destekleyeceğiz. Biz geride bıraktığımız 10 yılda güven ve istikrarla büyüdük, bu iki kelime bizim sır kelimemiz oldu. Bu iki formül sayesinde bu günlere ulaştık, önümüzde ki 10 yıl boyunca da Türkiye güven ve istikrardan ödün vermeden yoluna devam edecektir. Önümüzde ki 10 yıl boyunca inşallah demokrasiyi de en ileri standartlara ulaştırmaya devam edeceğiz. 10 yıl boyunca kardeşliğimizi, milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirdik, inşallah aynı şekilde devam edeceğiz. Ben sanayicilerimizden bu güven ortamına sarılmalarını istiyorum.
 
Şuanda Türkiye'nin daha büyük atılım yapmasının, büyümesinin önündeki tek engel artık terör ve terör örgütüdür. Ona destek verenlerdir, terör karşısında sessiz kalanlardır, esasen bugün görüyoruz ki terör sadece ve sadece Türkiye'nin büyümesini engellemek için faaliyet gösteriyor, bunu bizim artık milletçe daha iyi görüp, analiz etmemiz gerekiyor. Ortada bir hak mücadelesi yok, Türkiye'yi istikrarsızlaştırmaya yönelik bir çaba var. Biz yıllardır uyarılarımızı yapıyoruz, üzülerek ifade etmeliyim ki ne siyaset kurumundan ne sivil kurumlardan biz desteği alamadık, alamıyoruz. Elbette verilen destekleri, katkıları görmezden gelecek değiliz. Milletçe teröre karşı daha kapsamlı, daha samimi bir mücadeleyi başlatmak ve bu sorunu hep birlikte aşmak zorundayız.
 
MÜCADELEDEN TAVİZ VERMEYECEĞİZ
 
Bakınız teşvik meselesi, 6. bölge var bir çok teşvik veriyoruz neden benim girişimcim orada yatırım yapamıyor? Bundan dolayı ve bizler hükümet olarak, devlet olarak belli güvencileri vermemize rağmen yapamıyor. Bazı yiğitler çıkıyor, orada gidip yatırımını yapıyor. Geçenlerde 50 milyon dolarlık bir mermer fabrikası kurmuş orada 750 kişi çalıştırıyor. İşlenmiş mamül orada yapılıyor ama bunu bizim farklı dallarda da başarmamız lazım, çünkü terör örgütü öyle bir örgüt ki, siz gidiyorsunuz Yüksekova'da havaalanı yapıyorsunuz oradaki iş makinalarını yakmakla kalmıyor birde müteahhit firmayı tehdit ediyor, aynı şekilde Cizre'de yapıyorsunuz yine tehdit, yine makinaları yakmalar. Ama biz diyoruz ki bunlara rağmen bu projeler yapılacak, biz eğer meydanı onlara bırakacak olursak o zaman sorumluluğumuzun farkında olmamış oluruz, o zaman bizim siyaseti bırakıp çekip gitmemiz lazım. Biz her zaman, tek vatan, tek bayrak, tek millet dedik bundan taviz vermeyeceğiz.
 
'AVCUNUZU YALARSINIZ'
 
Bakınız şimdi diyorlardı '2012 final yılımız diye' siz ancak avcunuzu yalarsınız, ya gelir insan gibi yaşarsınız yada ebediyen inlerde yaşamaya devam edersiniz ama biz sizi orada da bularak gerekeni yaparız.
 
'MOLOTOF YAPMAYI MI ÖĞRETİYORLAR?'
 
Geçtiğimiz hafta Göktürk-2 uydumuzu uzaya fırlattık, Türkiye için gurur anları yaşanırken, ODTÜ'de gerçekleşen şiddete dayalı protesto eylemi tam 10 gündür ülkemizin gündemini işgal ediyor. Göktürk-2 sadece o anda canlı yayınla verildiği kadar verildi ertesi gün kenardan, köşeden es geçildi. Bilimse bilim, teknolojiyse yüksek teknoloji Türkiye bir ilke damgasını vuruyor, sen bununla övünmeyip neyle övüneceksin? Yazılı ve görsel medyaya seslenmek istiyorum sizler böyle sevinçleri millete göstermek için ne zaman adım atacaksınız?
 
Bir tarafta uzaya gönderilen bir uydu var, yerli imalat olan bir uydu var ki, inşallah kendi ülkemizden bunu fırlatacağız. Türkiye'nin artık uydu teknolojisinde 25 ülkeden biri olduğunu gösteren bir görüntü var, diğer tarafta ise en ilkel saldırılardan biri olan sapan var ama sapanla ne atılıyor? Demir leblebi atılıyor, polise atılıyor ve polis ne oluyor? Düşman oluyor, ertesi gün köşe yazarları utanmadan, sıkılmadan 'polisimiz biber gazı sıktı' diyor, ne yapacaklardı? Bir taraftan molotoflar, bir taraftan kampüsün içinde otomobil lastikleri yakılıyor, ben merak ediyorum bu okulun yönetimi, akademisyenleri bu öğrencilere kurs mu veriyor? Araba lastikleri hangi ortamda nasıl yakılır? Molotof nasıl yapılır? Bu mu öğretiliyor orada?
 
Bizde öğrencilik yaptık kimseyi kırmadık, öğrencilikten ziyade ben gençlik kollarında görev yaparak geldim ve hiç bir kişinin burnunun kanamasına müsade etmedim. Bir çok şeylere uğradık ama bunlara hep sabırla göğüs gerdik, gençlere tavsiyem bu benim, siz elinde döner bıçağı olan gençlik olmayacaksınız, siz bilgisayarla dolaşan gençlik olacaksınız. Siz düşüncenizle, fikrinizle mücadele verin gelipte böyle mücadele olmaz, demokrasi mücadelesi böyle değil. Maalesef sadece ODTÜ öğrencileri değil dışarıdan farklı öğrenciler de gelmek suretiyle böyle bir adım atıldı.
 
'CHP GENÇLERİN ARKASINA SAKLANIYOR'
 
1970'lerde bizzat benim neslimden bir çok arkadaşımda kutuplaştırılan öğrencileri gördük, onların çatışmalarını bizzat yaşadık. Anadolu'nun köylerinden gelmiş, aynı kültürden gelen iki köylü, biri sağcıların eline düşüyor, biri solcuların eline düşüyor ellerine silah veriliyor ve öldürülüyorlar. Biz bunları yaşadık, 12 Eylül'de zindanlarda bir araya gelen bu öğrenciler büyük yanlış yaptıklarını anladılar, orada bir çoğu arkadaşta oldu. Türkiye'de bu kadar acı olaylar yaşanmışken, CHP'nin bugün çıkıp tarihte olduğu gibi şiddeti övmesi büyük sorumsuzluktur, CHP eski CHP değil diyorlar, iyi de o zaman bu yaptığınız ne? Siz o eylemleri nasıl onaylayabilirsiniz? 1960'larda, 1970'lerde gençlerin toprağa düşmesine sebep olanlar bugün yine aynı tehlikeli oyunu oynuyor. CHP sokak sokak direniş çağrısı yapıyor, karşılık bulamayan CHP öğrenci olaylarını teşvik ederek, direniş çağrısını bir kez daha öğrenciler üzerinden yapmaya çalışıyor. BDP nasıl çocukların ellerine taş verip onların arkasına saklanıyorsa, bugün de CHP gençlerin eline taş verip, molotof verip onların arkasına saklanıyor.
 
'HESABINIZI SANDIKTA ARAYIN'
 
Alabiliyorsan bir sonuç sandıkta alacaksın, bu millet '4 yıl daha çalış kardeşim' dedi. Buna saygı duyacaksın, yıllık bütçenin müzakeresini yapıyoruz oylamada 321 kabul çıkıyor, 135 yada 136 hayır çıkıyor. Muhalefetin toplam sayısı 250'ye yakın neredeyse, nerede bu muhalefet? Böyle bir muhalefet olur mu? Böyle ciddi bir meselede ortada yoksunuz, sadece kürsüye çıkıp hakaret etmekle siyaset olmaz ama hükümetle eğer bir alıp veremediğiniz varsa bunun hesabını gençlerin canı üzerinden değil, sandıkta arayın.
 
2 Kasım'da Gençlik ve Spor Bakanımız ile Ulaştırma Bakanlığımız protokole imza attı, tüm yurtlarda  ücretsiz internet devrini biz başlatmış olacağız. Bu hizmetinde gençlerimize hayırlı olmasını diliyoruz, İngiltere'de üniversite öğrenim harçları tam 3 kat artarken, üniversite harçlarını kaldıran biz olduk. Biz şuanda 1 milyon 250 bin öğrenciye burs yada kredi veriyoruz. Başvuran her öğrenciye bunu sağlıyoruz, bizden önce burs ve krediler 3 ayda bir verilirken biz şuanda bunu aydan aya teslim ediyoruz. Türk yurtlarından gelen kardeşlerimizi yurtlarımızda ücretsiz barındırıyoruz.
 
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE MÜJDE
 
2002 yılında bir öğrenci burs yada kredi olarak 45 lira alıyordu, 2012 yılında bu rakam yaklaşık 5 kat artarak 260 liraya yükseldi. Şimdi 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere burs ve kredilere yüzde 8 artış yapıyoruz ve öğrencilerimize 280 lira ödemeye başlıyoruz, bitmedi. Aylık beslenme yardımı 180 liraydı bunu da 200 liraya çıkarıyoruz, böylece aylık 480 lira öğrencilerimizin eline geçmesini sağlıyoruz. Yüksek lisans öğrencisi, mastır yapıyoruz. 2002 yılında 90 lira alıyordu, bugün 520 lira alıyor, 1 Ocak'tan itibaren öğrencilerin aylık burs ve kredisini 560 liraya yükseltiyoruz. Doktora öğrencileri bugün 780 lira alıyor, bunu da önümzüdeki haftadan itibaren 840 lira olarak ödemeye başlıyoruz. Bu yeni rakamların öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum' dedi.
 
İhlas Son Dakika / Semih BİŞKİN
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.