Paralel yapı başarılı olsaydı...

Validen, başsavcıdan, Emniyet'ten gizlenerek 'talimatla' oluşturulan bir soruşturma dosyası... Adliye önünde bildiri dağıtan savcılar, 'yolsuzluk' iddiasıyla gözaltına alınan bakan çocukları, belediye başkanları, işadamları... T

17 Aralık 2014 Çarşamba 06:47
Paralel yapı başarılı olsaydı...
Tarihe 'hükümeti devirmeye yönelik darbe girişimi' olarak geçen 17 Aralık'ın üzerinden bir yıl geçti. İşte devlet içinde yuvalanan Paralel Yapı'nın 'ihanet planı'.

Türkiye bundan tam bir yıl önce 17 Aralık 2013 sabahı güne darbe operasyonuyla uyandı. “Yolsuzluk yaptılar” iddiasıyla üç bakanın oğlu, işadamları, belediye başkanı, kamu görevlileri gözaltına alındı. Yürütülen operasyondan ne İstanbul Valisi'nin, ne başsavcısının ne de emniyet müdürünün haberi vardı. İşte bu Türkiye’ye 'Paralel Devlet' gerçeğini gösterdi.

HEDEFLERİ ERDOĞAN VE HÜKÜMETTİ

Başarılı olunsaydı operasyondaki asıl hedef dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetiydi.
Tarihe kara bir sayfa olarak yazılan derin darbenin girişiminin bugün birinci yıldönümü. Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi'nde yürütülen Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarında görev yapan avukatlar sık sık ‘Paralel Yapı’ vurgusu yaptı. Adliyede derin örgütün gün yüzüne çıkışı ise MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifadeye çağırılmasıyla oldu. MİT Kanunu’nda yapılan değişiklikle Fidan ve diğer MİT’çiler ifadeye gitmedi. Ancak derin örgütün karanlık oyununun' amacı da bu şekilde iyice gün yüzüne çıktı. 

VE OYUNDA İKİNCİ PERDE...

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dershanelerin kapatılacağı yönündeki açıklamaları üzerine de Paralel Yapı hükümeti devirmeye yönelik ikinci hamlesini yaptı. 17-25 Aralık darbe operasyonlarının temeli de bu dönemde atıldı. İhanet odaklarının intikam planı bu süreçte devreye girdi ve Türkiye, 17 Aralık sabahına şok bir operasyonla uyandı...

Hükümeti devirmeye yönelik 17 Aralık'ta başlatılan operasyonu, savcılar Fikret Seçen ve  Zekeriya Öz yürüttü. Bu süreçte İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı'ya hiçbir bilgi verilmedi.

İşte gün gün operasyon

17 Aralık'ta başlayıp 'takipsizlik'le biten 'kalkışma' adımı böyle gelişti:

17 ARALIK: Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler, Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın oğlu Salih Kaan Çağlayan, Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar, Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, işadamları Ali Ağaoğlu, Rıza Sarraf ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in bulunduğu 89 kişi gözaltına alındı.

18 ARALIK: Paralel Yapı'nın adliyedeki ‘temsilcileri’ basın aracılığıyla şüphelileri kötülemeye başladı. Örgüt lideri Sarraf’ın rüşvet çarkı sayesinde kara para aklama, altın kaçakçılığı suçunu işlediği öne sürüldü. Barış Güler’in evinde çıktığı öne sürülen paraların görüntüsü servis edildi. 

19 ARALIK: İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın Merkez Valiliği’ne atandı.

20 ARALIK: Savcılar oybirliğiyle, şüpheliler için tutuklama talep etti.

21 ARALIK: Güler, Çağlayan, Sarraf ve Aslan tutuklandı. Abdullah Bayraktar, Ali Ağaoğlu ve belediye başkanı Demir serbest kaldı.

22 ARALIK: Türkiye genelinde gazetecilerin emniyet müdürlüklerine girişi yasaklandı.

25 ARALIK: Oğulları gözaltına alınan bakanlar istifa etti. Ergenekon davasının da savcısı olan Muammer Akkaş'ın ikinci soruşturma yürüttüğü ortaya çıktı. Akkaş, Başbakan Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan için de şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrı evrakı hazırladı. Ancak Emniyet, talimatları yerine getirmedi. Akkaş, Vali, İl Emniyet Müdürü için ‘görevi kötüye kullanma' gerekçesiyle soruşturma başlattı.

26 ARALIK: Dosya, kendisinden alınınca Muammer Akkaş, adliye önünde bildiri dağıttı. Ardından Başsavcı Turan Çolakkadı, Akkaş’ı soruşturmanın gizliliğini ihlâl etmekle suçladı.

27 ARALIK: Savcı Akkaş’ın polisin operasyon yapmaması üzerine Jandarma’ya talimat verdiği ortaya çıktı. Bu talimatın hazırlandığı ancak Jandarma’ya iletilmediği belirlendi.

7 OCAK 2014: HSYK 1'inci Dairesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Zekeriya Öz'ü, Bakırköy’e Başsavcı Vekili olarak atadı.

16 OCAK: Başsavcı dahil 19 savcı ve bir hâkimin yeri değişti. Çolakkadı'nın yerine Hadi Salihoğlu getirildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Fikret Seçen Gebze'ye atandı. Adalet Bakanı, 3 savcı için inceleme izni verdi.

29 OCAK: Hadi Salihoğlu, dosyayı yürüten diğer savcılar Celal Kara, Mehmet Yüzgeç ve Mustafa Erol'u dosyadan aldı. Dosyada sadece görevli olarak savcı Ekrem Aydıner kaldı.

5 ŞUBAT: 25 Aralık operasyonunda adı geçirilen Bilal Erdoğan, savcılara ifade verdi.

11 ŞUBAT: Şüpheli işadamı Mehmet Cengiz ifade verdi. Aynı gün HSYK kararnamesiyle 123 hâkim ve savcının görev yeri değişti. Zekeriya Öz, Bolu'ya düz savcı olarak atandı.

12 ŞUBAT: İşadamları Ahmet Nazif Zorlu ile Cemal Kalyoncu da savcıya ifade verdi.

14 ŞUBAT: Süleyman Aslan dahil 6 kişi tahliye edildi. Diğerlerinin talebi ise reddedildi.

18 ŞUBAT: Fenerbahçe'nin eski yöneticisi Nihat Özdemir'in 'şüpheli' sıfatıyla ifadesi alındı.

28 ŞUBAT: Güler, Çağlayan ile Sarraf serbest bırakıldı. Soruşturmada tutuklu kalmadı.

14 MART: İlk iddianame Ekrem Aydıner imzasıyla mahkemeye sunuldu. Şüphelilere, 'rüşvet alıp vermek', 'resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme' suçu yöneltildi.

2 MAYIS: 17 Aralık'ın bir ayağı olan Abdullah Oğuz Bayraktar ve Ali Ağaoğlu'nun olduğu 60 sanıklı TOKİ dosyasında takipsizlik çıktı. 

17 EKİM: İşadamı Sarraf ile Barış Güler ve Salih Kaan Çağlayan'ın da aralarında bulunduğu 53 kişi hakkında takipsizlik kararı verildi.

İtiraz reddedildi dosya kapandı

İŞADAMI Rıza Sarraf, Barış Güler ve Kaan Çağlayan’ın da aralarında bulunduğu 17 Aralık soruşturmasının takipsizlik kararına yapılan itiraz reddedildi. Kararla birlikte takipsizlik kararı kesinleşti ve dosya resmen kapandı. Dosyanın tek müştekisi (şikayetçi) olan eski Fatih Emniyet Müdür Yardımcısı Orhan İnce’nin avukatınca verilen itiraz dilekçesinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın takipsizlik kararının Anayasa'ya aykırı olduğu öne sürülmüştü.
Son Güncelleme: 19.12.2014 10:50
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.