İhanete karşı büyük tepki!

Yargı çevreleri, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun makam odasını dinleyerek devlet sırrı niteliği taşıyan görüşmeleri internete sızdıran paralel casusluk şebekesinin vatana ihanetten yargılanması gerektiğini söylediler.

30 Mart 2014 Pazar 12:04
İhanete karşı büyük tepki!
 Dışişleri Bakanlığı’nı dinleyerek devlet sırrı niteliğindeki Suriye görüşmelerini ifşa eden paralel casusluk şebekesine hukukçulardan büyük tepki geldi. Dinleme ve sızdırmayı gerçekleştirenlerin ulusal güvenliğimizi tehlikeye soktuklarını dillendiren yargı çevreleri, sorumluların bir an önce bulunması ve vatana ihanetten yargılanması gerektiğini ifade ettiler.  Dinleme skandalı kapsamında ilk gözaltına alınan isim ise Gülen Cemaati’ne yakınlığı ile bilinen eski polis şefi Önder Aytaç oldu. Aytaç sabah saatlerinde serbest bırakılırken, hukukçular bu ihanetin cezasız kalmaması çağrısında bulundu. 

ŞENALP: “ESKİDEN OLSA CEZASI İDAMDI”

Konya Barosu Eski Başkanı Avukat Hasip Şenalp, sadece bu görüşmenin değil, birçok olayın bu anlamda paralel yapı tarafından dinlendiğini ve bunların bant olarak muhafaza edildiğini dile getirdi.  Şenalp, “Dahası, dinlenmeye de devam ediliyor. Güya ‘Biz hâlâ güçlüyüz’ imajı vermek istiyorlar. Bu faaliyetin adı hukuken casusluktur. Yani galat tabiri ile de vatana ihanettir. Bunları yapanların vatana ihanetten ve casusluktan yargılanmaları lazım” diye konuştu. Önceden olsaydı bunun karşılığının idam olduğunu ifade eden Şenalp, “Ama idam cezası kaldırıldığı için bu insanların müebbet ile yargılanmaları lazım. Bunun karşılığında başkalarının da hadlerini bilmeleri gerekiyor. Ne Avrupa ne de Amerika’da böyle bir olayın kabulü mümkün değildir, kesinlikle böyle bir şey olmaz. Olduğu takdirde ise en ağır şekilde cezalandırılır. Biz böyle bir ihaneti Selçuklu’dan bu yana görmedik” dedi.

KILIÇKAYA: “VATANA İHANETTEN YARGILANMALILAR”

Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Sinan Kılıçkaya ise yapılanın aslında casusluktan ziyade vatana ihanet suçu olduğunu belirterek “Casusluk bir devletin başka bir devlete bilgi sızdırması olarak değerlendirilebilir, eğer bu görüşmeler başka bir devlete servis edilmişse o zaman casusluk faaliyeti yapmışlardır. Burada bir vatana ihanet vardır” şeklinde konuştu. Kılıçkaya, “Bildiğim kadarı ile vatana ihanet suçu kamu görevlileri için geçerli. Kamu görevlisi olmayan vatandaşların vatana ihanetten yargılanması söz konusu olur mu bilemem ama bunların vatana ihanetten yargılanmaları gerekir” dedi. 

ÖZTÜRK: “AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET VERİLMELİ”

Adalet Platformu Genel Başkanı Özkan Öztürk de “Geçmişte vatana ihanet kavramı TCK’dan kaldırıldı. Bu görüşmelerin sosyal medya ortamında yayınlanması milli birlik ve bütünlüğümüz için kabul edilemez bir durumdur. Bu bir casusluk faaliyeti olarak ifade edilse de bu hadise vatana ihanettir. Her ne kadar TCK’da vatana ihanet noktasında bir suç tanımlaması olmasa da bu vatana ihanettir” diye konuştu. Bugün Avrupa’ya baktığımızda vatana ihanet noktasında birçok yaptırımın olduğunu dile getiren Öztürk, “TCK’nın 302. Maddesi der ki: ‘Devletin topraklarının tamamı ya da bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiili işleyen kimse ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.’ Buradaki ortam dinlemeleri vasıtası ile burada sayılan fiiller işlenmiş oluyor.  Ankara Başsavcılığı bu dinlemeler ile alakalı bir soruşturma başlattı ve bu soruşturmanın karşılığı TCK 302. Maddesidir. Cezai müeyyidesi de müebbet hapis cezasıdır” dedi. Öztürk, “Vatana ihanet suçu Avrupa’da varken Türkiye’de bu yok. Bu büyük eksikliktir. Vatana ihanet, tekrar suç tanımlaması içerisine alınmalıdır” şeklinde konuştu. Öztürk ayrıca sorumluların “Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir” hükmünü içeren TCK 335/2 maddesinden yargılanmasını istedi. 

CEYLAN: CEZALARI MÜEBBETTİR

Uluslararası Hukukçular Birliği Genel Sekreteri Necati Ceylan ise,  “Dışişleri Bakanlığı’ndaki Suriye konusundaki toplantının dinlenilmesi TCK madde 528’deki siyasal veya askeri casusluk suçunu oluşturur” dedi. Ceylan,  “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin eden kimseye on beş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir. Bu eylem askeri hareketlerini tehlikeye sokmuşsa ikinci fıkraya göre faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir. Bu eylemler için ayrıca vatana ihanet suçu kapsamında da tahkikat yürütülmelidir. Türk Ceza Kanunu’nun 302 ila 308. maddeleri vatana ihanet kapsamına giren suçlardır. Devlet güvenliğine karşı suçlardır. Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, düşmanla işbirliği yapmak, devlete karşı savaşa tahrik, temel milli yararlara karşı hareket, askeri tesisleri tahrip ve düşman askeri hareketleri yararına anlaşma, düşman devlete maddi ve mali yardım suçlarını içerir” diye konuştu

yeniakit

Son Güncelleme: 30.03.2014 14:07
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.