Ankara Bombacısının Sezer Sırrı

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’ne saldıran canlı bombanın sağlık sorunları gerekçesiyle Ahmet Necdet Sezer tarafından affedildiği ortaya çıktı.

02 Şubat 2013 Cumartesi 18:15
Ankara Bombacısının Sezer Sırrı

 

Canlı bombanın DHKP-C’nin silahlı propaganda birliğinde görevli Ecevit Şanlı olduğu belirlendi. Poliste kaydı bulunan Şanlı’- nın kimliği yanağındaki ben ve çiçek aşısından tespit edildi.
 
6 AYLIĞINA BIRAKILDI
 
Wernicke Korsakoff hastalığından 2002’de eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in onayıyla 6 aylığına serbest kaldığı öğrenildi. Harbiye Orduevi saldırısına katıldığı ve Gazi olaylarında polisle çatıştığı kaydedildi.
 
Gizli haberleşme cihazı
 
İstanbul Başsavcısı Çolakkadı, DHKP-C tutuklusu avukatlarla ilgili açıklama yaptı. “Tutuklanmaları meslekleriyle ilgili değil. Bürolarında gizlice haberleşmeyi sağlayan ve geride bilgi bırakmayan haberleşme düzenekleri ele geçirildi” dedi.
 
Ankara’daki ABD Büyükelçiliği canlı bombanın hedefi oldu. Bir güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği saldırıyı DHKP-C üyesi Ecevit Şanlı gerçekleştirdi. Şanlı'nın 2002 yılında Sezer affıyla cezaevinden tahliye olduğu öğrenildi.
 
ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne canlı bomba eylemi düzenlendi. DHKP-C terör örgütünün gerçekleştirdiği intihar eyleminde elçilik güvenlik görevlisiMustafa Akarsu yaşamını yitirdi. Eylem sırasında güvenlik noktasında bulunan gazeteci Didem Tuncay ile bir özel güvenlikçi de yaralandı. Ecevit Şanlı'nın DHKP-C’ye yönelik son operasyona tepki amacıyla saldırıyı gerçekleştirdiği belirlendi. Teröristin kimliği, yanağındaki ben ve çiçek aşısı izinden tespit edildi.
 
Elçiyle görüşecekti
 
Canlı bomba eylemi dün saat 13.00 sıralarında oldu. Vize alma bahanesiyle elçiliğe giden DHKP-C'li Ecevit Şanlı, personel girişlerinin yapıldığı 2 numaralı kapıda güvenlik noktasındaki XRay'den geçerken üzerindeki patlayıcı düzeneğini infilak ettirdi. Patlamanın şiddeti ile canlı bombanın parçaları etrafa savruldu. Canlı bombanın kafasıyla sol ayağının tek parça olduğu, vücudunun kalan kısmının ise tamamen parçalandığı belirtildi. Patlamada, elçilik güvenlik görevlisiMustafa Akarsu (47) yaşamını yitirdi.Osırada ABD Büyükelçisi Francis Riccardione ile görüşmeye giden gazeteci DidemTuncay ile bir güvenlik görevlisi de ağır yaralandı. Ricciardone, Tuncay’ın elçiliğe kendisinin çay daveti üzerine geldiğini söyledi.Öte yandan, iki çocuk babası Akarsu’nun 22 yıldır elçilikte görev yaptığı ve 4 ay sonra emekli olacağı öğrenildi.
 
Kriminal polis inceliyor
 
Saldırı sırasında elçiliğin 2 numaralı nizamiyesinde 3 güvenlik görevlisinin bulunduğu öğrenildi. Bomba imha uzmanları canlı bombanın infilak ettirdiği patlayıcımadde düzeneğini tespit etmek için olay yerinden topladığı parçaları incelemeye aldı. Olay yerinden alınan bir metal bomba parçası kimyasal inceleme için Kriminal Polis Laboratuvarı'na götürüldü.
 
Sinyal ötünce patlattı
 
Saldırıda yaralanan güvenlik görevlisi intihar eylemini polise şöyle anlattı: "Prosedür gereği vize almak için elçiliğe gelen kişileri sıraya dizip tek tek XRay'den geçirip içeri alıyoruz. Bu şahıs X-Ray'den geçerken cihaz sinyal verdi. Üzerinizde metal bir şey varmı diye sormamıza ve el dedektörü ile aramamıza fırsat vermeden bombayı patlattı.Her şey birkaç saniye içinde oldu.Oan elindeki birmandala bastığını gördüm."
 
Canlı bombanın RDX kullandığı tahmin ediliyor
 
DHKP-C'li canlı bomba Ecevit Şanlı'nın intihar eyleminde RDX adlı fabrikasyon plastik patlayıcı kullandığı tahmin ediliyor. Tahrip gücü yüksek patlayıcının en az 2-3 kilo olduğu değerlendiriliyor. Butonlu patlayıcının kapalı alanda infilak ettiği için de yüksek basınç etkisi yarattığı ifade edildi. Büyükelçilik saldırısındaki bombanın, geçen yıl İstanbul Sultangazi'de DHKP-C'nin gerçekleştirdiği polise yönelik saldırıda kullanılan patlayıcıyla aynı olduğu vurgulandı.
 
Polis 2002’den bu yana arıyordu
 
Polis, DHKP-C'li canlı bomba Ecevit Şanlı'nın kimliğini parmak izi kayıtlarından, elmacık kemiğindeki benden ve çiçek aşısı izinden tespit etti. Şanlı, İstanbul’da EmniyetMüdürlüğü binası ileHarbiyeOrduevi'ne 1997’de düzenlenen LAW silahlı saldırılara katıldığı gerekçesiyle 1997'de tutuklandı. 2000’de F Tipi cezaevlerine karşı başlatılan ölümoruçlarına katıldı.Ölüm oruçları başladığındaÜmraniye Cezaevi'ndeydi. Şanlı,Wernicke Korsakoff hastalığına yakalandı.Dönemin Cumhurbaşkanı Sezer'in onayıyla 2002'de tedavi edilmesi için 6 aylığına tahliye edildi. 2002’den beri hakkında yakalama kararı bulunan Şanlı'nınDHKP/C'nin Lavrion kampına gittiği belirtildi. Kampta eğitim gören Şanlı'nın emniyetin "canlı bomba olabilecekler" listesinde yer aldığı öğrenildi. Şanlı'nın ne zaman Türkiye'ye giriş yaptığı ise bilinmiyor.
 
İstihbarat uyardı
 
Saldırıdan kısa bir süre önce Emnuyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı'nın yasa dışı DHKP-C terör örgütü üyelerinin Türkiye'deki yabancı misyonlar dahil kamu kurum ve kuruluşları ile polise dönük silahlı ve bombalı eylem planladığı konusunda "çok gizli" bir rapor hazırladığı bildirildi. Saldırı, "istihbarata" rağmen niye gerekli tedbirlerin alınmadığı sorusunu gündeme getirdi.
 
BUGÜN GAZETESİ

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.