YGS sınavı hayırlısı ile atlatıldı. Önümüzdeki sınavda yaklaşmaktayken geçlerimizin ruh halini tanımak, onları anlamak adına bu yazıyı sizlerle paylaşıyorum.

Gençlik dönemi aynı zamanda genellikle ömür boyu sürecek mesleğin de seçildiği yıllardır. Meslek seçimi insanın hayatında çok önemli bir olaydır.

Çünkü genç aynı zamanda belli bir hayat şekli ve belli bir çalışma ortamı da seçmiş olmaktadır.

İnsanın yetenek ve isteklerine uygun meslek seçmesi, hem ferdin mutluluğunu sağlaması, hem de ülke ekonomisine katkıda bulunması açısından çok önemlidir.

Mesleği sadece bir para kazanma, geçimini sağlama yolu olarak görmek doğru değildir. Aynı zamanda kişinin kendini ifade etme ve gerçekleştirme yoludur. Bir kimsenin seçtiği meslek, sadece mutluluk ve tatmin açısından değil, ileride iş bulma, ikamet edeceği yer, evleneceği kimse, çevresini oluşturacak kişilerin niteliği gibi açılardan da belirleyicidir.

Yetişkinlerin çoğu, gence geleceği hakkında öğüt verme, iş veya meslek tavsiye etme konusunda kendini söz sahibi zanneder. Oysa gencin yetenek ve ilgilerini tanımadan, ülkedeki çeşitli meslek dallarını, bunların özelliklerini ve şartlarını bilmeden, kimse gence meslek seçimi konusunda gerçek anlamda yardımcı olamaz.

Psikiyatride bir kaide vardır: ”İşini, eşini ve kendini seven mutlu olmayı hak edendir.”

Bu yüzden genç, meslek seçerken muhakkak gelecek yaşamında mutluluk sağlayacak bir alanı gözetmelidir. Başarıyı ortaya çıkaran en önemli faktör ise motivasyondur ve insanın işinde motive olabilmesi büyük ölçüde işini sevmesine bağlıdır. Bu sağlanabildiği takdirde, İnsanlar mutlu olabildikleri gibi verimli de olabileceklerdir.

İşte, büyükler gençleri yönlendirirken onların ilgi duydukları meslek alanında başarılı olabilecek ruhsal, biyolojik ve fiziksel imkânlara sahip olmalarına dikkat etmelidirler. Ebeveynin ve gencin buna göre karar vermesi gerekir.

Yoksa baskı ve zorlama ile oldu  bittiye getirmek yanlış olur. Genç sık sık meslek değiştirerek belli bir alanda ilerleyemez veya sevmediği işi yaptığı için mutsuz olur.

Ergenlik döneminde kişinin geçirdiği büyüme ve gelişme bunalımlar tüm hayatını etkiler.  Dünyayı değiştirme, yenilik yapma, ortamından uzaklaşma, macera yaşama duyguları gençte bir kararsızlık ve bocalım meydana getirir.  

Bu kararsızlık ve bocalama, meslek seçimi söz konusu olduğunda da kendini gösterir. Gencin bir gün atom bilgini, diğer gün popçu veya futbolcu, başka bir gün de polis olmak istediği görülür. Bunalımlı bir dönemde olması kadar, kendini ve meslekleri tanımaması da bu kararsızlığa yol açar.
     
Bu sebeple de ebeveynin her şeyden önce çocuğunu tanımaya çalışması, küçük yaştan itibaren ilgi duyduğu, zevk aldığı ve başarılı olduğu faaliyetleri tespit etmesi, bunun yanı sıra ilgi duymadığı, hoşlanmadığı ve başaramadığı sahaları da bilmesi gerekir. Sonra da gencin kendisini tanımasına yardımcı olmalıdırlar.
       
Tabii, bundan sonraki aşama meslekleri tanımaktır. Gencin mesleklere ilişkin duygu ve düşünceleri hakkında tartışmak faydalı olur. Bu konuda sabırla onu dinlemek, kararsızlığını anlayışla karşılamak, olgunlaşmasına yardımcı olacaktır.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.