Bu gün Türkiye Cumhuriyeti için gerçekten büyük bir gün.

Seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan görevine başladı.

En kısa zamanda da seçilmiş hükümet görevine başlayacak. İşte şimdi ülkemiz gerçekten tam demokrasiye geçti. Geçmişe kısaca baktığımızda göz ardı edilemeyecek dönüşüm apaçık kendini gösteriyor.

Sayın Abdullah Gül hariç geçmiş cumhurbaşkanlarının seçiminde yapılan hesaplar, hükümetlerin oluşturulmasında yapılan siyaset dışı, etik dışı pazarlıklar, entrikalar, ihanetler, idamlar, halkın adına hareket ettiğini iddia edenlerin halktan aldıkları yetkinin tam tersine darbecilerin şakşakçılığını yapmış olmaları geçmişte yaşadığımız antidemokratik travmaları gözlerimizin önüne seriyor.

Bütün bunlara rağmen anamuhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin Türkiye’ye demokrasiyi getiren parti olduğunu iddia etmesi ise demokrasiyle cumhuriyet arasındaki farkı bilen herkesi güldürüyor.

Bu ülkede açık oy gizli sayımla seçim gerçekleştiren, 60 ihtilalinde darbecilerin yardımıyla iktidar koltuğuna oturan, 28 şubatta ve sonrasında yapılan insan hakkı ihlallerine, antidemokratik hareketlere açıktan destek veren, yatak odalarına kadar girerek insanların yaşamlarını saniye saniye kayıt altına alıp piyasaya süren yapıların ürettiklerini hiç çekinmeden siyaset malzemesi olarak kullanan bir siyasi oluşumun hangi icraatlarıyla bu ülkeye demokrasi getirdiğini anlayabilmek mümkün değil.

Eğer cahilliğimizden CHP’nin Türkiye’ye demokrasiyi nasıl getirdiğini anlayamamışsak Kılıçdaroğlu’ndan ricam lütfen biz kalın kafalıların pardon bidon kafalıların anlayabilmesi için madde madde açıklasın lütfen CHP hangi hareketleriyle Türkiye’ye demokrasi getirmiştir.

Böylece bizde aydınlanmış (!) oluruz. Allah’a çok şükür ki her şey geride kaldı. Darbeler, cumhurbaşkanlığı pazarlıkları, hükümet kurmak için milletvekili transferleri, muhtıralar, vesaire vesaire… Şaibesiz, şüphesiz, halkın gözünün önünde mahalli seçimler yapıldı.

Demokrasi ve siyaset dışı yapıların desteğine rağmen halkın nabzını tutamayan muhalefet yine halktan ezici bir cevap aldı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde halk yine söyleyeceğini söyledi.

Milleti rakip gibi görerek siyaset yapmaya çalışan 14 parti ve bunların destekçisi siyaset dışı yapıların bütün çabalarına karşılık Halkın içinden çıkan ancak kendisini halktan soyutlamayıp her zaman halkın içinde gören Sayın Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olarak seçildi. Kapalı kapılar arkasında pazarlıklar yok, dalavereler yok, entrika yok. Sadece sandıklar ve halkın oyları var. Milli irade ne diyorsa o.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.