Yüzyıla yaklaşan tarihi ile ülkemizin ve dünyanın en eski ve kurumsal partisi, yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğinin sonuna yaklaşırken yavaş yavaş acaba halkın seviyesine mi inmeye başladı?

Yoksa eski tas eski hamam mantığı ile “seçim hiledir” taktiği ile mi?

Hareket ediyor. İnanın bu şekilde düşünmek istemiyorum. Ama geçen yerel ve genel seçimler öncesinde de bu senaryoları gördüğümüz ( İstanbul Sultan beylide bizzat genel başkan olan ama o zaman İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve şimdilerin umutsuz İstanbul Büyükşehir Aday Adayı Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin çarşaf açılımı yapmışlardı. Ülkenin muhafazakâr kesimlerin de ise başörtüsü dağıtan CHP adayları ile karşılaşmak kaçınılmazdı. Ama O Mersin yok mu? O Mersi de bu açılımı Cumhuriyet’in çağdaş kadınları eşarpları ve çarşafları yırtarak engellemişti. )için mesafeli yaklaşma gereği hissediyor, masum ve çıkarsız seçmen…

Nasıl mesafeli durmasın ki; yılların tecrübesi bu kanaatlerinin oluşmasında ve pekişmesinde öncü rol almışlar.

AK Parti bir oldubitti ile ( tabii ki MHP’nin desteği inkâr edilemez) başörtülü milletvekillerini meclise sokarak gelecek dönemin önündeki gerginlik malzemesini birden bitiriverdiler.

CHP’de itiraz eden kesim olsa da seçimlerin yaklaşması sebebiyle bu itirazlar yüksek sesle dillendirilemedi. Ben hangi gerekçe ile olursa olsun CHP’nin bu tavrını isabetli ve doğru bulduğumu söylemeliyim.

İŞTE İSTENEN MUHALEFET VE İKTİDAR NAMZETLİ POLİTİLAR BÖYLE OLUR.

Önce biraz zorlanır, sancılar olur, acı çekilir. Ama silkiniş gerçekleştirebilirse önünde durulamaz. İşte tam da bu ortamda Sarıgül’ün adaylığını çok kayda değer buluyorum. Bu genel başkanlığa yürüyüşün ilk adımıdır.

Bunu Kılıçdaroğlu bilmiyor mu?

Biliyor çünkü kendide aynı yoldan geldi. Ama Sarıgül’ün arkasına aldığı rüzgâr onu da sürüklüyor. Özellikle Sarıgül’ün medya gücü çok fazla…( gerçi Sakin Güç! Diye önceki seçimde bu medya kendisine destek olmuşlardı)

Kılıçdaroğlu da biliyor ki CHP bu seçimde oy bandını yukarı taşırsa genel seçim sonrası, hele ki Sarıgül İstanbul Büyük Şehir Belediyesini kazanırsa üç vakte kadar Kılıçdaroğlu’na yol görünür. Peki, bu sansasyonel ortamda ABD Büyükelçisi ile basına kapalı olarak Kılıçdaroğlu NE GÖRÜŞMÜŞ OLABİLİR? İşte burası tam bir muamma…

Başbakan’ın Yaşar Büyükanıt’la Dolmabahçe görüşmeleri gibi. Başka zaman sen Başbakanı BOP’un başkanı de, Katil Amerika! De. Sonra Ocak ayı için Obama’dan randevu koparmaya çalış.

Ne yapacaksın ki. Hani meşhur komplo teorisi olan ve hep suçladığınız ( Özal, Menderes ve Erdoğan ) ve seçim malzemesi yaptığınız İCAZET almaya mı? Gideceksiniz. Hani siz bu işlere başvurmazdınız.

Ne oldu? Ne değişti?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ali 4 yıl önce

görüşlerinize sonuna kadar katılıyorum da akp de neler oluyor bir de onu yazın lütfen